Bir nefeste cinsellik tarihi. Karen Dolby
Чтение книги онлайн.

Читать онлайн книгу Bir nefeste cinsellik tarihi - Karen Dolby страница 4

Название: Bir nefeste cinsellik tarihi

Автор: Karen Dolby

Издательство: Maya Kitap

Жанр:

Серия:

isbn: 978-625-8068-64-1

isbn:

СКАЧАТЬ style="font-size:15px;">      Aile tanrıçası Vesta’ya hizmet etmek ve kutsal ateşi korumak için Altı Vesta Rahibesi seçilirdi. Bunlar, asil Roma ailelerinin kızlarından oluşan bir liste içerisinden seçilirdi. Kızlar altı ile on yaşları arasında göreve başlar, otuz yıl boyunca tanrıçaya hizmet eder, bu süre boyunca da namuslarını korurlardı. Bakire olmadıklarına dair en ufak bir ipucu, yeraltındaki bir odada yavaş bir ölüme terk edilmelerine sebep olurdu.

      Bu, ciddiye alınan bir görevdi: Roma’nın kaderi ve zenginliğinin Vesta’nın ellerinde olduğuna inanılırdı. Ne zaman yeni bir bakire alınacak olsa, birçok aile kızlarının ismini, daha çok mal ve mülklerinin devletin eline geçmesini önlemek endişesiyle, liste dışı bırakmaya çalışırdı.

      Kaba Şiirsellik

      Priapos’a tapınma

      Her ne kadar sofistike olurlarsa olsunlar, Romalılar’ın kaba saba bir mizah anlayışları vardı.

      Priapos, abartılı bir ereksiyonla resmedilen, ikincil bir Yunan bereket tanrısıydı. Bu tanrının heykelleri, hırsızları korkutmak için Roma bahçelerine dikilirdi. Heykellerin yanına genelde açık saçık bir mizahla yazılmış uyarılar iliştirilirdi. Bu uyarılar Priapeia isimli bir şiir antolojisinde toplanmıştı. Örneğin: ‘Oğlum dikkat, yanarsın; kızım dikkat, sikilirsin; cezaların en fenası da sakallı hırsıza gelsin.’ Şair Martialis bile bu seçkiye katkıda bulunmuştur: ‘Eğer o haydut değneğin şu asmanın en ufak bir filizine bir değsin, ister hoşuna gitsin ister gitmesin, bu selviden değnek de sana girsin de içine incir ağacı diksin.’

      Priapos’un resimleri de günümüze kadar gelmiştir; bunlardan en iyi bilinenleri müşteriler için bir uğur sembolü olarak görüldüğü Pompeii’deki Vettii Evi’nde ve Herkulaneum’da bir bardadır.

      Açık saçık başka mısralar da, aslında ahlaksız dizeleriyle değil de görkemli aşk şiirleriyle tanınan Catullus’un kuş tüyü kaleminden çıkmıştır. Hatta şiirlerinden biri 2009 yılında, bir işveren sözde bu şiiri bir cep telefonu iletisinde alıntıladığı için açılan bir cinsel ayrımcılık davası haberine konu olmuş, ancak BBC tarafından çevrilemeyecek kadar aşırı bulunmuştur.

      Bu şiir Catullus’a hanım evladı diyen ‘edilgen’ Aurelius ve ‘oğlancı’ Furius’a ithafen yazılmış olan XVI numaralı şiirdir ve şöyle biter:

      Erkekliğimden kuşku mu duyuyorsunuz

      Binlerce kez öpüştüğümü okudunuz diye?

      Ben becereceğim ikinizi de,

      Seni kıçından düzeceğim, edilgen Aurelius,

      Seni de ağzından, oğlancı Furius.5

      Bu, Aurelius’un Catullus’un şen şakrak ama ağır hakaretlerine maruz kaldığı ilk örnek değildir:

      Senden korkuyorum ve senin o yarrağından,

      O ki alacaklıdır hem iyi hem kötü oğlanlardan.

      İlginçtir ki başka bir şiirde Catullus, Aurelius ve Furius’tan yoldaşları olarak söz eder.

      Bacchanalia Şenliği Suçları

      Titian’ın ‘Bacchus ve Ariadne’si

      Romalılar, Yunan tanrısı Dionysos’u kendi bereket tanrıları Liber ile birleştirmiş ve Bacchus adında bir tanrı olarak benimsemişlerdir; tıpkı Priapos gibi.

      Bacchus kültü öncelikle kadınlar için, senede bir kere gündüz saatlerinde yapılan üç günlük bir festival olarak düzenlenirdi, ancak daha sonraları ayda beş kere yapılan, herkese açık tam teşekküllü bir kutlama haline geldi. Başlangıçta meşalelerin aleviyle aydınlanan bu kabul töreni genç erkek ve kadınlar için sınırsız eğlence anlamına gelirken, kısa zaman içinde ayyaşlık ve Tiber Nehri kıyılarında sabahlara kadar çılgın müziklerle dans etmek için bir bahane halini aldı. Kontrol dışı davranışlardan ve kırbaçlamadan adam asma törenlerine kadar uzanan korkunç âdetlerle bezenmiş Bacchus ayinleri, kasti suçları ve hatta cinayetleri bile geride bırakıyordu.

      Aebutius adında bir adamın dolandırılıp sonra öldürüleceği bir suikast planı, yetkililerin dikkatini çekmişti. Aebutius’un servetini çarçur eden üvey babası, bu suçunun üstünü genç adamı Bacchanalia şenliklerinde öldürerek örtmeyi planlıyordu. Genç oğlunu bu başlangıç ritüeline gitmesi için ikna eden annesi de bu komploya ortak olmuştu. Neyse ki Aebutius’un metresi, akıllı ve görmüş geçirmiş bir fahişe olan Hispala Faecenia, şüphelenmişti. Vaka şikayet edildi, soruşturma başlatıldı ve kovuşturmaya geçildi.

      Tarihçi Titus Livius, bu Bacchus skandalında 7000 kişinin tutuklandığını yazmıştır. Kimi erkekler idam edilmiş, kimileri hapsedilmiş, kadınlarsa daha yumuşak cezalar almış ve akrabalarının gözetimine verilmiştir. M.Ö. 186’da Senato, ayinleri Roma’da izne tabi küçük toplantılar haline getirmiş, imparatorluğun diğer yerlerindeyse toptan yasaklamaya çalışmıştır.

      Bacchus kültü Jül Sezar’ın zamanında daha ılımlı bir halde yeniden canlanmıştır. Marcus Antonius’un bir tören alayıyla kutlanan bu karnavalların sıkı bir takipçisi olduğu söylenir.

      Etrafına Bereket Saç

      Bu kadar çok yasadışı çiftleşme olurken, hamileliği önlemek Romalılar için bir takıntı haline gelmişti. İnsan fizyolojisi hakkında ayrıntılı bilgilere sahip olan Romalıların doğum kontrol hakkındaki fikirleriyse pek yaratıcıydı.

      Tanınmış doktor Soranus, doğurganlığın yüksek olduğu günlerde ya cinsel oruç tutulmasını ya da anal seks yapılmasını tavsiye eder; iş işten geçtiyse de bal, yağ ve reçineye batırılmış yün tıkaçlar kullanmalarını ya da astrenjan çözeltiler içmelerini önerirdi. Dioscorides, karabiber kullanımını önerirdi. Vajinal temizlikten sonra hapşırmak da yaygınlaşmış bir doğum kontrol yöntemiydi.

      Genelde çok mantıklı ve ölçülü bir yaklaşımı olan Büyük Plinius’un önerisi ise cinsel arzuları azaltmaktı. Fare pisliği, salyangoz ya da güvercin dışkısı ve vahşi kara boğaların üzerinden toplanan kenelerin kanından oluşan bir merhemin cinsel bölgelere uygulanması, tavsiyelerinden biriydi. Bu tür uygulamaların, Plinius’un hedeflediği anlamda olmasa bile, işe yaradığını görmek çok da zor değildir.

      Diğer yandan, doğum kontrolüne ihtiyaç duymak bir yana, Romalılar düşen doğum oranı ve azalan nüfuslarına kafayı takmışlardı. Antik Yunan’da olduğu gibi Roma’da da geniş ailelere nadiren rastlanırdı. Bunun bir sebebi yüksek orandaki bebek ölümleri olsa da, aşırı miktarlarda alkol tüketiminin, borulardan ve pişirme kaplarından emilen kurşunun ve sıcak hamamlara yapılan günlük ziyaretlerin de muhtemelen payı vardı.

      İmparator Augustus bu duruma dulların iki yıl, boşanmışların da on sekiz ay içinde tekrar evlenmesini emrederek çözüm getirmeye çalışmıştır. Mülk ve miras kanunları da evliliği cazip hale getirmek için değiştirilmiş, hayatta kalan üç çocuk yapan çiftlere maddi ödüller teklif edilmiş ve sınıflararası evlilik СКАЧАТЬ



<p>5</p>

Bütün Şiirleri, Gaius Valerius Catullus, çev. Çiğdem Dürüşken, Erdal Alova-YKY (ç. n.)